Mutluyum aslında çünkü sevdiğim, çok sevdiğim biri de olsa karşımdaki, ben onu eleştirebiliyorum, ondan tiksinebiliyorum! Yani demek istediğim kimseye tam olarak kapılmıyorum, kişiliğimi de yitirmiyorum. Güzel bir şey.
Sevgi ve tiksintinin birbirleriyle ne alakaları var, aslında tamamen ayrı olmaları gerekir. Ama benim hayatımda aynı tarafta yer aldıkları için bu iyi de bir şey. Herkes eleştirilmeyi hak eder sonuçta.
Merhaba. Güzel bir gün öğlesinden yazıyorum sizlere. Bu sefer inanıp inanmamak size kalmış. Siz nasıl hissediyorsanız öyle olsun.
İlham kaybı yaşıyorum şu sıralar. Büyük çaplı bir üzüntü bu bana. Yeni denizlere yelken açmam gerekirken ben olduğum yerde sayıyorum.
:(
Üzüntülere boğuldum, hey Allah'ım!
Neyse. Daha sonra görüşmek üzere.
Hoşçakalın.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder