Pages

20 Şubat 2016 Cumartesi

Deli hareketler.



Arkadaş, oturdum yine ne saçmalayacağım ben diye düşünüyorum. Yok, yazabilirim bazı şeyler, düşüncem ne yazacağımla ilgili değil. Sadece...

Off. Kalbim kütürdüyor. Acaba neden...

Hayır, bazen öyle boşlukta hissediyorum ki. Bugünlerde daha çok artmaya başladı bu. An geliyor ve ben boşluğa, uçuruma yuvarlanıyor gibi hissediyorum. Kalbim daralıyor, boğulacak gibi oluyorum. Kalbim ritmini abartıyor; delicesine.

Zaten şu an düşüncelerim nedeniyle kendimi pek rahat hissediyor değilim. Kahretsin. Ah. 

Ben ne zaman bu hale geldim? Ne zaman eski beni çıkarıp attım üzerimden ve giyindim yeni ve bambaşka bir beni. 
Ne zaman atamamaya başladım bir sen düşüncesini? Ve ne zaman oluverdim bir sana deli? 

Haha. Tamam kestim şu aşıkmışçasına konuşmayı. Ben hiçbir zaman aşık olamam neticede. Mümkünatı yok, olacak şey değil. İmkansız. Çünkü hayatımda öyle olaylar olmuyor hiç. Ama bazen iyi bir oyuncu olabiliyorum. 

Hislerim karmaşık. Karmakarışık. Kendimi bir anda alay konusu ettirebiliyorum. Delicesine hareketlerde bulunabiliyorum. Son zamanlarda oldukça arttı zaten bu. Rezillik. Rezilliğin daniskası. Haha. Kendimden beklemediğim davranışlarda, hal ve hareketlerde bulunuyorum. Neden? Bu bir iyileşme belirtisi mi? Gerçekten iyi olabilir miyim ben? Bilmiyorum. İstiyor muyum, bunu bile bilmiyorum. Ama eğer iyi olmak bana arzu ettiğim şeyleri ve kişileri kavuşturacaksa can-ı gönülden bir evet diyorum. Lütfen. O zaman iyi olayım, lütfen. 

Ah. Yazmak istiyorum, saatlerce konuşmak istiyorum. Tanrım! Saatlerce, günlerce, ölene dek, belki de sonsuza kadar. Kalbimden vurulmuşa döndüm. Evet, kalbimden. Sözcük doğru. 

Kimim ben? Kimsin sen Utopian? Yalnızca bir düşperest mi hayaller bahçesinde o ağaçtan bu ağaca sıçrayan, yoksa yalnızca bir zavallı mı? Kimsin sen? Kimim ben?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder