Pages

8 Eylül 2015 Salı

Kurgusal bir karaktere aşık oldum vol. bilmem kaç

Kurgusal karakterlere aşık olmak gibi bir durum da var şimdi, doğruya doğru. Fujoshiler bu durumu iyi bilir. En azından biz animeseverlerin yakından tanık olduğu bir şeydir. Onun olduğu sahneler en güzelidir. Bazen hareketlerini bile belki bilerek belki istemdışı olarak yaparız. Onun tavırlarını gerçek hayata uygularız. Onun gibi konuşuruz, belki onun sevdiği şeyleri biz de seviyormuşuz gibi yaparız. İstemeden olur bu. Sevdiğimiz her karakterin (gerçek olsun, kurgusal olsun) sevdiği şeyleri biz de deliler gibi sevmez miyiz yaa? En azından bende biraz böyle oluyor. >.< Imının. 

Kitap olsun, filmlerde, dizilerde, mangalarda ve tabii animelerde olsun böyle karakterlere hayran kalıyoruz. Ve tabii o karakterin yaratıcısına da çok şey borçluyuz. Asıl hayran olmamız gereken de o kişi değil mi zaten? Aslında bu kadar mükemmel bulduğumuz kurgusal karakterleri yaratan o kişi, gerçekten mükemmel biri değil. Ama mükemmel olmayan biri, mükemmel bir şeyi nasıl kurgulayabiliyor? Belki de bizim sahip olmadığımız bir şeylere sahiptir o karakter, o yüzden bizlere mükemmel geliyordur. Aslında o kadar da mükemmel değildir. 

Ve kendi sevdiğim birkaç anime/manga karakterini de ekleyeyim bari.

Not: 3. hariç diğerleri eşcinsel bir ilişki içerisindeler kendi hikayelerinde. İlginç. Bir de şunu farkettim. Ben duygusuz karakterleri sevemiyorum. Mello bile sert görünse de onun bile bir amacı vardı. Sert görünüyordu ama o bile... *duygulanır*

Ritsuka Aoyagi (Loveless)
Takano Masamune (Sekaiichi Hatsukoi)
Vincent Law (Ergo Proxy)
Mihael Keehl (Death Note) 
Saiki Souma (Sakura Gari) 


Hadi benden bu kadar.

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder