Benim neden sevdiğim biri yok? Hoş, sevsem bile o beni sevmez o zaman da. Sonra da onun için şikayet ederim. Ama... Bir insanı sevmek isterdim ben. Koşulsuz, karşılıksız olarak... İçimde büyük bir sevgisizlik var. Hiçlikte boğuluyor gibiyim. Beni bu saatten sonra ne kurtarabilir?
Bir mucize yaratmaktan yoksunum, bir mucize bekliyorum. Sığ suda çırpınıyorum boğulmamak için. Gözümü kapatıp ciğerlerime dolmasını beklemeli miyim suyun? Kendimi bırakmalı mıyım? Yoksa son bir umut için çırpınmaya devam mı? Yardım çığlıkları atmaya devam etmeli miyim? Ama sesimi kim duyabilir ki?
Birini sevmek isterdim. Çünkü sevgidir insanı arıtacak olan. Fazla derin bir insan mıyım acaba, hiç bilmiyorum. Diğerlerini tanımıyorum. Tanımak için de bir çaba göstermedim. Kendimi onlarla kıyaslayamam. Sokakta görüyorum onları, gülümsemelerini görüyorum. Kahkahaları sarıyor çevremi. Fazlasıyla sığ geliyorlar bana. Bilmiyorum ama hepiniz böyle misiniz insanlar?
İnsanlar... Onlardan nefret edip onlar arasında yaşamaya çalışmak... Oysa ben de bir insanım, şu kelimeleri söyleyen de bir insan, değil mi? Peki ne çeşit bir insanım ben. Nasıl bir insanım da şu aptal cümleleri sıralayabiliyorum? İnsanlardan nefret ettiğimi söylüyorum açıkça ve onlardan birini sevmek istediğimi. Bu ne çelişki! Sanırım içinizden birkaçının sevmeye değer olabileceğini düşünüyorum. Öyleyse... Nerede o kişiler?
Sizi nasıl tanıyabilirim? Yakanızdaki beyaz gülden? Erdeminizden? Yüzünüzdeki tebessümden? O masum gülüşten mi? İçinizdeki çocuksu saflığı nereden anlayabilirim? Kahretsin. Nasıl da saçmalıyorum.
Merak ediyorum ama. Siz gerçekten var mısınız erdemli insanlar? Gerçek insanlar? Üstün insanlar?
Gün geçtikçe yok olduğunuzu düşünüyorum ki eğer gerçekten varsanız. Umarım aranızdan biriyle tanışabilirim. Tanrım. Şu yazıda neden bahsetmişim sahiden anlam veremedim şu an.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder